Balık

 

 

Balıklar suda yaşayan omurgalılardır. Genellikle solungaçları, çift yüzgeçleri, pullarla kaplı uzun bir gövdeleri vardır ve soğukkanlıdırlar.  3 ana sınıf, grup veya balık türü vardır: kemikli balıklar (Osteichthyes), çenesiz balıklar (Agnatha) ve kıkırdaklı balıklar (Chondrichthyes). Balık, 32.000’den fazla türle omurgalılar arasında en çeşitli gruptur.

Balıkların Genel Özellikleri

Çok fazla sayıda balık türü olmasına rağmen tüm balıkların bazı ortak özellikleri vardır ve bu özellikleri onları diğer hayvanlardan ayırır.

Soğukkanlılık: Tüm balıklar ektotermik veya soğuk kanlıdır, yani iç vücut sıcaklıklarını düzenleyemezler. Ton balığı ve uskumru gibi sıcakkanlı balıklarda bile yalnızca “bölgesel endotermi” veya belirli bölgelerle sınırlı sıcakkanlılık vardır.
Su habitatı: Tatlı su veya tuzlu su olsun, tüm balıklar su kütlelerinde yaşar. Ancak suda yaşayan canlıların hepsi balık değildir.
Solungaçlar: Balıkların yaşam döngüleri boyunca solungaçları vardır. Su habitatında olduğu gibi, tüm balıkların solungaçları olmasına rağmen, solungaçlı canlıların hepsi balık değildir.
Yüzme keseleri: Özel keseler, balıkları suda dengede tutmak için hava ile doldurulur ve bazı türlerde düşük oksijen seviyelerinde hayatta kalmalarına yardımcı olur. Ayrıca balıkların uyumasına da yardımcı olur. Ayrıca yiyeceklerin ve avcıların hareketini algılayacak kadar da hassastırlar.
Yüzgeçler: En yaygın olarak kuyruk yüzgeci, bir çift yan yüzgeç, sırt yüzgeci ve anal yüzgeçtir. Varyasyonlar var ama tüm yüzgeçler hareket, manevra kabiliyeti ve stabilite sağlamaktadır.

 

Balığın ortak özelliklerinden birkaç istisnası vardır. Örneğin, taşemenlerin çift yüzgeçleri ve pulları yoktur ve gerçek omurgalılar değildir. (veya ilkel omurgalılar olarak kabul edilirler); Çamur zıpzıpı su dışında yaşayabilen amfibi balıklardır; nefes almak için solungaçlar yerine akciğerleri kullanır; Ton balığı sıcak kanlıdır.

Ayrıca balığa benzeyen tüm sucul canlılar balık olarak kabul edilmez. Örneğin balinalar, yunuslar suda yaşayan memelilerdir.

Balıklarda Üreme

Balıklar da, diğer canlılarda olduğu gibi üreme tür devamlılığını sağlayabilmeleri için yaşamsal öneme sahiptir. Bir balık bir su kaynağında veya bulunduğu ortamda büyüyüp gelişebilmesine karşın üreme özelliğine sahip değilse o ortama adapte olmuş sayılmamaktadır. Bir türün üreme başarısı ekolojik koşullara bağlı olarak genetik kapasiteleri tarafından belirlenmektedir ve bu bağlamda her türün farklı üreme stratejisi vardır ve dolayısıyla üreme, evrimsel süreç içerisinde türün devamlılığını sağlayabilecek, geliştirilmiş olan strateji ve taktikler bütünüdür.

Bu bütünlük içerisinde eşeysel olgunluk yaşı, üreme yeri seçimi, üreme zamanı, üretilen gamet miktarı ve üreme şekli gibi pek çok çevresel adaptasyonlar vardır.

Balıklarda görülen üreme, biseksüel, hermafrodit ve partanogenetik olmak üzere üç tiptir. Balıkların çoğunluğunda gonadal farklılaşma vardır yani sperm ve yumurta ayrı ayrı dişi ve erkek bireylerde gelişir. Daha sonra birleşen sperm ve yumurta ile gerçekleşen üreme şekli biseksüel üremedir.
Hermafrodit üremede her iki üreme organı aynı birey üzerinde olup, balıklar arasında çok yaygın değildir. Ardışık ve eşzamanlı olmak üzere ikiye ayrılır. Ardışık hermafroditde organizmalar önce bir cinsiyet olarak oluşur, sonra diğer cinsiyete döner. Protandri hermafrodit durumunda organizmalar erkek olarak hayata başlar, sonra dişiye dönüşürler. Bu tip hermafroditlik, Sparidae (mercan balıkları), Serranidae (hani balıkları), Gonostomatidae ve Centropomidae familyalarının bazı türlerinde rastlanır. Bunun tam tersi de protogini hermafroditliktir. Labridae, Scaridae (İskaroz), Sparidae (mercan) de görülen, balıklar önce dişi sonra erkek olurlar. Partogenetik üreme (gynogenesis), döllenme olmaksızın yumurtanın gelişmesidir. Bu tip üreme şekli canlı doğuran tropikal bir balık türü olan Amazon molly’inde (Poecilidae formosa) görülür. Balıklarda yumurtaların gelişimini harekete geçirmek için yakın akraba türlerden bir erkek balığın spermi gereklidir. Kalıtsal bir materyal alışverişi olmaz. Yumurtadan çıkan yavrular hep dişidir, babaya ait özellik taşımazlar.

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir