Fok

Bilimsel Sınıflandırması

Alem (Kingdom): Hayvanlar (Animalia)
Şube (Phylum): Chordata
Sınıf (Class): Mammalia
Takım (Order): Carnivora
Family (Aile):
Pinnipedia
Bilimsel Adı:
Phoca vitulina

Genel Bilgiler

Av: Balık, Yengeç, Kalamar
Avcı: İnsan, Köpekbalıkları, Katil Balina
Yaşam Alanı: Kıyı suları ve kayalık kıyılar
Beslenme Şekli: Etobur
Yaşam Süresi: 15 – 25 Yıl
Ağırlık:
100 – 3000 kg

Kıvrak, esnek ve çevik bir canlı olan fok, suda hareket etme ustasıdır.

Fokların  benzersiz fizyolojisi, en tehlikeli su koşullarında bile gelişmesini sağlar. Hem karada hem de denizde yaşamaya adapte olmuş, meraklı, sosyal bir memelidir. İnsanlar tarafından acımasızca avlandıklarından sonra koruma çalışmaları sayesinde sayıları yavaş yavaş artmaktadır.

“Fok”, tüm Yüzgeçayaklılar türlerinin resmi olmayan adıdır. Pinniped adı, Latince’de “yüzgeç ayaklı” anlamına geldiği için uygun bir şekilde seçilmiştir. Bu familya içerisinde, yaklaşık olarak 18 farklı cins ve 33 farklı tür yer almaktadır. Fokların türleri, genellikle vücut büyüklüğü, yaşadıkları bölge, renk, yüz şekli ve diğer özelliklere göre sınıflandırılır. Bazı fok türleri arasında grönland foku, aslan foku, kahverengi fok, gri fok, halka yüz fok, fok balığı ve başka türler yer alır.

gri fok

Fok Hakkında İlginç Bilgiler

  • Fokların derisi su geçirmezdir: Fokların derisi, yağ bezleri tarafından salgılanan özel bir yağ sayesinde su geçirmez hale gelir. Bu özellik, fokların soğuk denizlerde yaşayabilmesini sağlar.
  • Foklar çok iyi yüzücüdür: Foklar, suda çok hızlı ve çevik hareket edebilirler. Bazı türleri, dakikada 40 km’ye kadar hızla yüzebilir.
  • Foklar uyurken nefes almak için otomatik olarak uyanırlar: Foklar, uyurken nefes almak için bilinçli bir şekilde uyanmazlar. Beyinleri, nefes almak için otomatik olarak uyandırır ve uyku döngüleri boyunca bu süreklilik devam eder.
  • Bazı fok türleri, aynı anda hem suda hem karada yaşayabilir: Bazı fok türleri, suyun içinde ve dışında yüzmek için özel adaptasyonlara sahiptir. Bu adaptasyonlar, fokların hem suda hem de karada yaşayabilmesini sağlar.
  • Foklar, birçok insan gibi parmak izine sahiptir: Fokların yüzgeçleri, parmak izi gibi benzersiz izler taşır. Bu izler, araştırmacıların fokları takip etmelerine ve izlemelerine yardımcı olur.
  • Foklar, diğer hayvanların çıkardığı sesleri taklit edebilirler: Foklar, diğer hayvanların çıkardığı sesleri taklit edebilirler. Bazı türleri, örneğin grönland foku, kuşların seslerini taklit edebilir.
  • Bazı fok türleri yılda sadece bir kez beslenir: Bazı fok türleri, kış aylarında kutup bölgelerinde karaların üstünde yaşayan milyonlarca penguen, martı ve diğer deniz kuşlarından oluşan bir koloniye gitmek ve orada yılda sadece bir kez beslenmek üzere uzun mesafeler katederler.
  • Foklar, yüksek bir zıplama kabiliyetine sahiptir: Bazı fok türleri, yüksek bir zıplama kabiliyetine sahiptir. Özellikle suyun içinde, foklar yüksek bir hızla zıplayabilir ve havada bazen 3-4 metre yükselebilirler.

Evrimi

Foklar, memelilerin deniz yaşamına uyum sağlamış özel bir grup olan Pinnipedlerin bir alt takımıdır. Fokların evrim süreci, karada yaşayan memelilerin denizde yaşamaya adapte olmalarını içerir ve uzun bir süreçtir. İşte fokların evrim süreci hakkında birkaç önemli bilgi:

Fokların ataları, karada yaşayan memelilerdi: Fokların atası, yaklaşık 50 milyon yıl önce yaşamış olan ve karada yaşayan memeliler olan Creodonts’lar (Etçiller) olarak kabul edilen bir grup memelidir.
Fokların ataları, zamanla deniz yaşamına uyum sağladılar: Creodonts’lar, zaman içinde deniz yaşamına uyum sağlamaya başladılar ve Pinnipedler alt takımını oluşturdular.
Pinnipedler, fok, deniz aygırı ve morsları içerir: Pinnipedler alt takımı, foklar, deniz aygırları ve morslar gibi deniz yaşamına uyum sağlamış üç farklı hayvan grubunu içerir.
Fokların özellikleri, deniz yaşamına uyum sağlamalarını sağladı: Fokların vücut yapıları, deniz yaşamına uyum sağlamalarını sağlayacak şekilde evrimleşti. Vücutları, suyun içinde daha hızlı hareket etmelerini sağlayacak şekilde şekillendi ve suya daha az dirençli hale geldi.

Fokların ayakları ve yüzgeçleri, deniz yaşamına uyum sağlamalarını kolaylaştırdı: Fokların ayakları, yüzgeçleri ve kuyrukları, su altında hareket etmelerine ve balık avlamalarına yardımcı olan özel adaptasyonlara sahiptir.
Foklar, karada ve suda yaşama adaptasyonlarına sahiptir: Foklar, hem karada hem de suda yaşama adaptasyonlarına sahiptir. Karada hareket etmek için pençelerini kullanabilirler ve suda yüzgeçlerini kullanarak hareket edebilirler.

Fiziksel Özellikleri ve Davranışı

Foklar, deniz memelileri olarak bilinen bir hayvan grubudur. Bu hayvanlar, genellikle yuvarlak ve düzgün bir vücut yapıları, kısa bacakları, kürek benzeri ön ayakları ve genellikle uzun kürklü ve yüzgeç benzeri arka ayakları ile tanınırlar. Aşağıda fokların fiziksel özellikleri ve davranışları hakkında daha detaylı bilgiler yer almaktadır.

Fiziksel Özellikleri:

Foklar, soğuk deniz suyunda yaşamak için özelleşmiş fiziksel özelliklere sahiptirler. Derileri, su geçirmez ve izolasyon sağlayan bir yağ tabakası ile kaplıdır. Bu yağ tabakası, fokların su altında uzun süre kalmasını ve soğuktan korunmasını sağlar. Fokların, su altında rahat hareket edebilmeleri için vücutları, hidrodinamik bir şekilde şekillendirilmiştir. Fokların çoğu türünde, vücutları, sırtlarında büyük bir kürk tabakası ile kaplıdır. Bu kürk tabakası, soğuk havalarda ve su altında sıcaklığı korumalarına yardımcı olur.

Fokların yüzme becerileri, birçok memeliye göre oldukça gelişmiştir. Fokların arka ayakları, yüzgeç benzeri yapıları ile suyun içinde itici bir kuvvet oluşturur. Bu yapı, fokların su altında hızlı hareket etmelerine ve uzun süre su altında kalabilmelerine olanak tanır. Fokların ön ayakları ise, kürek benzeri yapıları ile suyun içinde hareket ettikleri sırada denge sağlamak ve yönlendirmek için kullanılır.

Davranışları:

Foklar, sosyal hayvanlardır ve genellikle gruplar halinde yaşarlar. Bazı fok türleri, çiftleşme mevsiminde büyük topluluklar halinde bir araya gelirler. Foklar, genellikle sakin ve sessiz hayvanlardır. Ancak, erkek foklar arasında bazen şarkı söyleme yarışmaları yapılır. Bu yarışmalar, dişileri çekmek için bir yol olarak kullanılır.

Foklar, avcıların en sevdikleri hedeflerden biridir. Bazı fok türleri, avcıların sayılarındaki artış ve yaşam alanı kaybı nedeniyle tehlike altındadır. Bu nedenle, birçok ülke fokların korunmasına yönelik yasalar çıkarmıştır. Bununla birlikte, avcılık hala bazı ülkelerde yasal olarak yapılmaktadır.

2 fok

Foklar Nerede Yaşar?

Foklar, dünyanın farklı bölgelerinde yaşarlar ve çoğunlukla soğuk denizlerde görülürler. Özellikle Arktik ve Antarktik bölgeleri ile Kuzey ve Güney yarımkürenin kıyı şeritlerinde yaygın olarak bulunurlar. Bunların yanı sıra, bazı fok türleri daha sıcak sularda yaşarlar ve örneğin Akdeniz’de ve California kıyılarında gözlemlenebilirler.

Foklar genellikle buzlu ve soğuk denizlerde yaşarlar ve buzulların yakınında bol miktarda balık ve diğer deniz canlıları ile beslenirler. Bu nedenle, Grönland, Kanada, Norveç, Rusya, Antarktika ve Alaska gibi bölgelerde yoğun olarak bulunurlar.

Foklar, genellikle kıyılarda veya buzulların üzerinde dinlenirler ve bazı türler, özellikle dişi foklar, yavrularını karalarda veya buzulların üzerinde doğururlar. Bazı türler ise, hayatlarının büyük bir kısmını suyun altında geçirirler ve su altında avlanarak, avlarını yakalarlar.

Sonuç olarak, foklar, dünyanın çeşitli bölgelerinde yaşayan deniz memelileridir ve çoğunlukla soğuk denizlerde yaşarlar. Bu hayvanlar, soğuk sulara ve buzullara uyum sağlamıştır ve yıllık göçleri ile de bilinirler.

Yaşam Döngüsü

Bazı türler son derece tek eşlidir, yani yalnızca çiftler halinde çiftleşirken, diğer türler çok eşlidir, yani tek bir erkek birden fazla dişiyle çiftleşirken dişilerin yalnızca tek bir eşi olur. Foklar şiddetle bölgesini koruyan canlılardır. Erkekler birbirlerini ısırarak veya vurarak çiftleşme fırsatı için savaşırlar. Eşleri çekmek ve üreme rakiplerini savuşturmak için seslerini kullanırlar. Deniz fili en büyük ve en agresif olanıdır. Tek bir erkeğin egemenliğine dayalı hiyerarşiler kurarlar.

Çiftleşme tamamlandıktan sonra, dişi foklar, koşullar daha uygun olana kadar bir embriyonun uterusa implantasyonunu geciktirme konusunda olağanüstü bir yeteneğe sahiptir. Gebelik süreleri türlere göre değişmekle birlikte bir yıla kadar uzayabilmektedir. Anne sütü çoğunlukla laktoz yerine yağ içerir, bu nedenle yavru doğduktan sonra hızla büyüyebilir ve kendi başının çaresine bakmaya başlayabilir.

Fokun uzun vadeli hayatta kalması, yaşamının o ilk önemli günlerine bağlıdır. Ebeveynler, doğumdan sadece günler veya haftalar sonra yüzmeyi öğrenebilecek genç yavruların yetiştirilmesinde yalnızca asgari bir rol oynama eğilimindedir. Tam olgunluğa ulaşması birkaç yıl alabilir. Fok yetişkinliğe kadar hayatta kalırsa, vahşi ortamda 30 yıla kadar yaşayabilir. 40 yılı aşan bir ömür bile tespit edilmiştir.

Avları ve Avcıları

Beslenmelerinin en yaygın kısmı balık olmasına rağmen, bu hayvanların kalamar, ahtapot, ıstakoz ve yılanbalığı ile de beslendikleri bilinmektedir. Birkaç tür, farklı özellikler geliştirmiştir. Yengeç yiyen foklar, krilleri özel dişleri aracılığıyla filtreler. Leopar fokları penguenleri, deniz kuşlarını ve hatta diğer fok türlerini avlamakla ünlüdür. Mors, denizin dibinde düzenli bir istiridye ve kabuklu deniz hayvanı diyetiyle yaşar. Avlarını bıyıkları ile tespit edip güçlü ağızlarıyla avlarını ısırabilirler. Foklar kendi başlarına ölümcül ve etkili avcılardır, ancak bazı avları yakalamak için tüm grubun işbirliğini gerektirebilir.

Boyutlarına rağmen foklar orkalar, köpekbalıkları, ayılar ve diğer büyük yırtıcılar için baştan çıkarıcı bir hedeftir. Özellikle orkaların avlarını yakalamak için benzersiz avlanma stratejileri vardır. Fokları kuyruklarıyla sersemlettikleri, onları havaya fırlattıkları, sahilde şaşırttıkları veya buzda tuzağa düşürdükleri bilinmektedir. Genç yavrular ve yalnız yetişkinler, aç bir avcının hedefi olma olasılığı en yüksek olanlardır. Foklar, büyük gruplar halinde bir araya gelerek avcıları savuşturur. Tıslama, diş gıcırdatma ve agresif görsel gösteriler, avcılara bir uyarı olarak sergilenir.

İnsanlar, foklar için başka bir potansiyel tehlikedir. Yerli gruplar geleneksel olarak binlerce yıldır kürkleri ve etleri için fok avladılar, ancak 19. yüzyılda kitlesel endüstriyel avcılığın yükselişi birçok fok türünü tehlikeye attı ve onları yok olmanın eşiğine getirdi. Uluslararası hukuk tarafından sağlanan koruma sayesinde, fok türleri dünya çapında iyileşmektedir.

Bununla birlikte foklar, deniz kirliliği (kimyasal kirlenme ve petrol sızıntıları dahil), yerel halkla çatışmalar, gemi kazaları ve balık ağlarına takılma nedeniyle hala büyük risk altındadır. İklim değişikliği, fokun doğal yaşam alanındaki en önemli bozulma olarak görünmektedir. Deniz buzu eridikçe kutup fokları doğal üreme alanlarını kaybedebilir. Fizyolojileri de sıcak sularda yaşamak için uygun değildir.

 

fok

Fok Popülasyonu

Maalesef son yüzyılda insan aktiviteleri nedeniyle birçok fok türü nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya kalmış veya tamamen yok olmuştur. İşte bazı örnekler:

  1. Karayip foku: 1950’lerde avlanma ve yağ için yoğun şekilde avlandığı için nesli tükenmiştir.
  2. Japon foku: 1970’lerde aşırı avlanma, deniz kirliliği ve balıkçılık faaliyetleri nedeniyle nesli tükenmiştir.
  3. Yangtze nehir foku: 2006 yılında son gözlemler yapıldığında, doğal yaşam alanının yok olması ve insan aktiviteleri nedeniyle nesli tükenmiştir.
  4. Steller foku: 18. ve 19. yüzyıllarda avlanma için hedef alınmış ve nüfusu büyük ölçüde azaltılmıştır. Ancak şu anda koruma altındadır.
  5. Akdeniz foku: 20. yüzyılın ortalarında yoğun avlanma nedeniyle nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya kalmıştır, ancak şimdi koruma altındadır ve popülasyonları artmaktadır.

Bu örnekler, insanların faaliyetlerinin ekosisteme olan etkileri hakkında bir hatırlatmadır ve doğal dünyanın korunması gerektiğini göstermektedir.

Dünya genelinde, fokların popülasyonları hakkında kesin bir sayı vermek zordur, ancak bazı fok türlerinin nesli tehlike altında olduğu bilinmektedir. Bu nedenle, fokların korunması ve yaşam alanlarının sürdürülebilir şekilde yönetilmesi önemlidir.

Foklar Hakkında Sık Sorulanlar

Foklar insana saldırır mı?

Foklar genellikle insana saldırmazlar, ancak kendilerini ya da yavrularını tehdit altında hissederlerse savunma amaçlı olarak saldırabilirler. Fokların doğal davranışları insanlardan kaçmak ve onlardan uzak durmaktır. Ancak bazı durumlarda, insanlar fokların yaşam alanlarına müdahale ettiğinde ya da fokların yavrularına zarar verdiğinde, foklar savunma amaçlı olarak saldırabilirler. Bu nedenle, fokların doğal yaşam alanlarına saygı göstermek ve onları rahatsız etmemek önemlidir.

Foklar göç eder mi?

Evet, bazı fok türleri göç eder. Örneğin, grönland foku ve bazı türler denizlerdeki buzulların erimesiyle birlikte göç ederler. Bu foklar kış aylarında buzlu denizlerde beslenir ve ilkbahar ve yaz aylarında daha açık sulara doğru göç ederler. Diğer fok türleri ise daha yerleşik bir yaşam sürer ve genellikle belli bir bölgede kalırlar. Ancak her fok türünün göç davranışı farklıdır ve bazıları göç etmez veya çok az göç ederler.

Fok sesi nasıldır?

Foklar, havada ve suda farklı türde sesler üretirler. Fokların ürettiği bu sesler arasında tıslama, ıslık, gırtlaklı homurtu ve uzun çığlıklar yer alır. Bu sesler, fokların iletişim kurması ve avlanırken diğer fokların sürülerini takip etmeleri için önemlidir. Ayrıca, fokların su altında yüksek frekanslı sesler üretmesi de, avlarını takip etmelerine ve yönlerini belirlemelerine yardımcı olur. Fokların sesleri genellikle insan kulağı tarafından duyulamaz, ancak su altında kullanılan özel cihazlarla kaydedilebilir ve analiz edilebilir.

Türkiye’de fok var mıdır?

Türkiye’de foklar yaşıyor olsa da, Türkiye’nin denizlerindeki fok popülasyonu oldukça sınırlıdır ve nesli tehlike altındaki Akdeniz foku’nun (Monachus monachus) küçük bir kolonisi dışında genellikle nadirdirler. Akdeniz foku, Türkiye’nin güneyindeki Akdeniz’de ve Ege Denizi’nde yaşar ve soyu tükenme tehlikesi altında olan bir türdür. Akdeniz foku’nun korunması için Türkiye’de bir dizi önlem alınmıştır, ancak nüfusları hala çok azdır. Diğer fok türleri Türkiye’nin denizlerinde nadirdir veya yoktur.

Fok balık mıdır?

Hayır, foklar balık değillerdir. Foklar, memeli hayvanlardır ve suda yaşayan memeliler olarak sınıflandırılırlar. Foklar, yüzgeçleri sayesinde suda hızlı hareket edebilir, su altında uzun süre kalabilir ve balık gibi avlanabilirler. Ancak, foklar balık değil, kendileri de memeli hayvan oldukları için diğer memeliler gibi süt üretirler, akciğerleri vardır ve doğurarak ürerler. Foklar, diğer memeliler gibi sıcak kanlıdırlar ve vücut sıcaklıklarını düzenlemek için çevre sıcaklığına göre uyum sağlayabilirler.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

ümraniye veteriner
Don`t copy text!