Misk Faresi

MİSK FARESİ – BİZAM SIÇANI – MİSK SIÇANI

Misk Faresinin Bilimsel Sınıflandırması

Alem (Kingdom): Hayvanlar (Animalia)
Şube (Phylum): Kordalılar (Chordata)
Sınıf (Class): Memeliler
Takım (Order): Kemiriciler
Familya (Family): Cricetidae
Cins (Genus): Ondatra
Bilimsel Adı: Ondatra zibethicus

Misk Faresi Hakkında Bilgiler

Av: Bitkiler, midye, balık, kurbağa, kerevit ve kaplumbağalar
Avcı: Yılanlar, kartallar, şahinler, timsahlar, rakunlar, çakallar ve daha fazlası
Yaşam Alanı: Göller, göletler ve sulak alanlar
Beslenme Şekli: Hepçil

Misk Faresinin Fiziksel Özellikleri

Ortalama Yaşam Süresi:  1 – 10 yıl
Renk: Kahverengi, siyah
Boy: 41 – 63 cm
Ağırlık: 0.7 – 1.8 kg
Hız: 5 km / saat

Misk Faresi , perdeli ayakları ve büyük kuyruğu ile Kuzey Yarımkürenin tatlı su sulak alanları ve gölleri boyunca geniş bir alanda yaşayan, ortama çok iyi adapte olmuş ve başarılı bir türdür.

Misk Faresi Hakkında İlginç Bilgiler

  • Misk sıçanı, binlerce yıl öncesinde bile insanlar için yiyecek ve kürk kaynağı olmuştur. 20. yüzyılın başlarında ise, Kuzey Amerika’daki en değerli kürk kaynaklarından biriydi.
  • 4 milyon yıldan daha eski yüzlerce misk sıçanı fosili bulunmuştur. Bu fosiller, misk sıçanı atalarının zamanla vücut büyüklüğünde, kafatası boyutunda ve diş sayısında artış yaşadığını da ortaya koymaktadır.
  • Misk sıçanı bazı bölgelerde istilacı bir tür olarak kabul edilir.
  • Bu kemirgenler yaşlandıkça tüylerin grileşmesi gibi gözle görülür belirtiler gösterir.
  • Misk sıçanı, bazı Kızılderili yaratılış mitlerinde önemli bir role sahiptir. Dünyayı yaratmak için kullanılan çamuru kazdıkları söylenmektedir.

Misk Sıçanının Fiziksel Özellikleri ve Davranışı

Hayvanın vücut şekli, kunduza çok benzemektedir ancak benzer bir yaşam alanı ve yaşam tarzına rağmen, iki hayvan bilimsel sınıflandırmaya göre yalnızca uzaktan akrabalardır. Misk faresinin büyük gövdesi 60 cm’den fazla ve yaklaşık 2 kg ağırlığındadır. Uzun kuyruk, vücut boyutuna 15 – 20 cm daha ekler. Uzun bıyıklar, büyük dişler, kısa bacaklar ve perdeli arka ayaklara sahiptir . Koyu kahverengi (yazın daha açık olsa da) renkli yoğun su geçirmez kürk, içerisinde havayı hapsederek ısı izolasyonu ve yüzme kolaylığı sağlar. Dudakların ön kesici dişlerin arkasına kapanma özelliği vardır, böylece misk sıçanı suyun altındayken de kemirebilir. Küçük kulakları kürkün içinden zar zor görülebilir.

Yılın çoğunda yalnız yaşar. Hayvan yalnızca vücut ısısını korumak için başkalarıyla aynı yuvayı paylaşır. Ancak üreme mevsimi boyunca, bir çift ve yavrularından oluşan aile grupları oluştururlar. Bu gruplar bölgelerini savunmak için rekabet içindedirler ve kavga ederler. Bu da sıklıkla yaralanma ve ölüme yol açar. Bölge çok kalabalık hale gelirse, dişi  bazı yavruları yuvadan atabilir. Ayrıca bu hayvanlar birbirleriyle iletişim kurabilirler ve güçlü bir koku salgılayarak davetsiz misafirleri uyarabilirler.

Çoğunlukla öğleden sonra ve gece arasında aktiftir. Karada oldukça yavaş ve hantaldırlar, ancak bir seferde 12 ila 17 dakika su altında kalabilen ve hatta geriye doğru yüzebilen iyi yüzücülerdir. Bu kemirgenler perdeli arka ayaklarıyla hızlı yüzebilirler ve kuyruklarını da dümen olarak kullanırlar.

Misk sıçanı, çamur yığınlarından tüneller oluşturabilen iyi bir kazıcıdır. Yaptıkları bu sığınaklar avcılara karşı koruma sağlar. Bu sığınakların genellikle bir su altı girişi ve en az bir odacığı vardır. Kış için yiyecek depolamazlar. Misk sıçanı bazen terk edilmiş kunduz yuvalarını da sahiplenir.

Misk Faresinin Yaşam Alanı

Misk sıçanı, Amerika Birleşik Devletleri ve Kanada’nın ılıman ve soğuk bölgelerinde endemiktir. Tür daha sonra 20. yüzyılın başlarında Avrupa ve Kuzey Asya’ya (çoğunlukla Rusya) getirilmiştir ve orada hızla yayılmıştır. Misk sıçanı, göletlerde, göl kenarlarında ve bataklık çevrelerinde yaşar.

Misk Faresi Ne Yer?

Misk fareleri aslında hepçil canlılardır ancak beslenmelerinin büyük bir kısmı bitkilerden oluşur. Beslenmenin etçil kısmı kurbağa, kerevit, kaplumbağa, midye ve balık gibi küçük hayvanlardan oluşur. Misk sıçanı her gün ağırlığının yaklaşık üçte birini civarında yiyecek tüketir.

Misk Faresinin Avcıları ve Tehlikeleri

Misk sıçanı, çakallar, rakunlar, peçeli baykuşlar, timsahlar, yırtıcı kediler, pumalar, tilkiler, ayılar, kurtlar, kartallar, vizonlar ve su samuru gibi çok sayıda yırtıcı hayvan için önemli bir besin kaynağıdır. Bazı bölgelerde, ekosistemde besin zincirinin en alt kısmı ile tepedeki yırtıcılar arasındaki kritik bir aracıdır.

Misk sıçanının insanlar tarafından avlanması geçmişte daha yaygındı. Avrupa’nın bazı bölgelerinde, istilacı bir tür olarak kabul edilir ve bu nedenle, insanların selleri önlemek için oluşturdukları setlere verdiği zarar nedeniyle avlanır ve zehirlenir. Türler, doğal yaşam alanlarının yakınındaki ekinlere ve bahçelere de zarar verebilir.

Amerika Birleşik Devletleri’nde doğal sulak alanlarının büyük bir kısmı yok edilmesine rağmen, yeni oluşturulan kanallar, sulama kanalları ve küçük su alanları ve akarsuların yakınındaki yaşama iyi adapte olmuştur. Bazı doğal avcıların azalması, misk sıçanı popülasyonlarının normalin ötesinde artmasına, hatta bazen ekosistemin onları sürdürme kapasitesini aşmasına neden olmuştur.

Misk Faresinin Üreme ve Yaşam Döngüsü

Misk sıçanının üreme mevsimleri Mart ve Ağustos ayları arasında yani ilkbahar ve yaz aylarındadır.Misk sıçanı, tek eşli bir türdür. Bununla birlikte, alan darsa ve popülasyonlar aşırı kalabalıksa, çok eşli davranışlarda bulunabilir; bu, tek bir yetişkinin üreme mevsimi boyunca birden fazla partnere sahip olacağı anlamına gelir.

Dişi yılda ortalama altı ila sekiz yavrudan oluşan iki veya üç kez doğum yapar üretir. Yaklaşık 28 günlük bir gebelik döneminden sonra, her yavru küçük, tüysüz olarak doğar ve koruma ve yiyecek için tamamen gruba bağımlıdır. Yavrular hayatlarının ilk ayında korunma ve süt için tamamen anneye bağımlıdır. Babanın yetiştirme sürecinde neredeyse hiçbir rolü yoktur. Yavruların tamamen gelişmesi altı ay ile bir yıl arasında sürer.

Misk Faresinin Popülasyonu

Nüfus sayıları kesin olarak bilinmemekle birlikte, hemen hemen her bölgede çoğalmışlardır. Misk faresi, türlerin korunma durumunu izleyen IUCN Kırmızı Listesi’ne göre düşük riskli olarak sınıflandırılmıştır, yani sayılarını artırmak için özel bir çabaya gerek yoktur. Bazı misk sıçanı popülasyonlarının, bölgedeki yiyecek varlığına bağlı olarak ani azalış ya da artış döngüsüne girdiği görülmektedir. Daha fazla misk faresi doğdukça, mevcut bitki örtüsü azalır ve daha az misk faresi hayatta kalabilir. Nüfus sayıları azaldıkça, bitki örtüsü seviyeleri normale döner. Bu şekilde, sayılar zamanla eşitlenme eğilimindedir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir